CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, sağlık sisteminde derinleşen krizi ve asistan hekimlerin içinde bulunduğu zorlu koşulları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Meriç, tıp eğitimindeki nitelik kaybından asistan hekim intiharlarına kadar pek çok kritik başlıkta uyarılarda bulundu.
“Altyapısız fakülteler ve hoca eksikliği, sistemi kilitledi”
Sağlık sektöründe büyük bir çöküş yaşandığını ifade eden Melih Meriç, vakıf üniversitelerinde hastane altyapısı olmadan tıp fakülteleri açılmasını ve öğretim üyesi bulunmayan bölümlere asistan yerleştirilmesini eleştirdi. Sağlık Bakanlığı’na bağlı bazı eğitim ve araştırma hastanelerinde hoca yokluğu nedeniyle bölümler kapatılırken, vakıf üniversitelerinde eğitimin devam etmesinin çelişkili bir durum yarattığını belirtti.
İstatistiksel verilerle durumun vahametini ortaya koyan Meriç, 2002-2003 döneminde öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı ile günümüz arasındaki uçuruma dikkat çekti. Meriç, “2002 yılında yaklaşık 4 bin öğrenciye 7 bin hoca düşerken, bugün 15 binden fazla öğrenciye düşen hoca sayısındaki artışın hızı eğitim kalitesini aşağı çekmektedir” dedi.
“Asistan hekimler uzman gibi çalıştırılıyor, umutsuzluğa sürükleniyor”
Asistan hekimlerin adeta birer uzman hekim gibi ağır iş yükü altında ezildiğini savunan Meriç, genç hekimlerin yoğun tempo ve baskılar nedeniyle intihara sürüklendiği iddialarını Bakanlığa sordu. Meriç, “Genç meslektaşlarımızın yeterli klinik eğitimi almadan, ameliyat pratiği kazanmadan mezun edilmesi hem mesleki gelişimleri hem de halk sağlığı açısından büyük bir risk taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, konuya ilişkin olarak Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na şu soruları yöneltti:
1. Tıp fakültelerinde eğitim kalitesinin artırılması, öğretim üyesi ihtiyacının karşılanması ve asistan hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik Bakanlığınızca yapılan bir çalışma var mıdır, var ise ne zaman hayata geçirilecektir?
2. Bakanlığınızın, hastanesi bulunmayan vakıf üniversitelerinde tıp fakültesi açılmasına izin verdiği iddiası doğru mudur, doğru ise kaç vakıf üniversitesine bu izin hangi kriterlere göre verilmiştir, bu tür fakültelerde öğrenciler klinik eğitimini nasıl almaktadır?
3. Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim araştırma hastanelerinde öğretim görevlisi olmadığı için bölümler kapatılırken vakıf üniversitelerinde asistan hekim yetiştirilmeye devam edildiği iddiası doğru mudur? Doğru ise, Kamu hastanelerinde bölüm kapatılmasına yol açan öğretim üyesi yetersizliği vakıf üniversiteleri için neden sorun teşkil etmemektedir?
4. Baskılara ve yoğun çalışma temposuna dayanamayarak, son beş yıl içerisinde asistan hekimler arasında kaç intihar vakası yaşanmıştır, asistan hekimlerin çalışma koşullarını iyileştirmek ve intiharları önlemek için alınan önlemler var mıdır, var ise detayları nelerdir?
5. Asistan hekimlerin yeterli akademik eğitim almadan, hasta görmeden, ameliyata girmeden, uzman hekim gibi yetiştirilmeye çalışıldığı iddiası doğru mudur, doğru ise hem asistan hekimlerin mesleki gelişimleri için hem de halk sağlığı açısından büyük bir sorun teşkil eden bu durum karşısında sorumluluk kime ait olacaktır?

Bir Yorum Bırakın