Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, nisan
ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 oranında artışla 967
milyon 492 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan nisan ayı ihracat rakamlarını
değerlendiren Ünverdi, Gaziantep'ten ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı
dönemine göre 3,9 oranında artışla 3 milyar 371 milyon 280 bin dolar ihracat
yapıldığını belirtti.
Gaziantep’in hem aylık hem dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren
Ünverdi, “Böylesi bir dönmede azim ve kararlılıkla çaba gösteren üreticilerimize,
sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür
ediyorum. Büyük bir özveriyle ellerinden gelenin de daha fazlasını yapmak için çaba
gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.
Hem iç hem dış piyasa koşulları sebebiyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğine
işaret eden Ünverdi, “Parasal sıkılaşma ile birlikte enflasyonla mücadele sürecinde;
finansman maliyetleri, faizin yüksek seyretmesi, banka kredilerine ulaşımın
güçleşmesi reel sektörün direncini kırmıştır. Bu süreçte en fazla yükü çeken
sanayicilerimiz olmuştur. İç piyasada nakit akışının durmasının yanı sıra sadece
ülkemizde değil savaşla birlikte hammadde, enerji, nakliye ve tüm girdi
maliyetlerindeki artışlar dış pazardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemiştir.
Dezenflasyon sürecinde önemli mesafeler katedildi fakat, küresel gelişmelerin sürece
yansımaları ile sanayici üzerindeki baskı daha da artmıştır” ifadelerini kullandı.
Politika faizinde yapılan indirimlerin umut verdiği bir dönemde İran geriliminin
artmasıyla birlikte faizin nisan ayında stabil bırakıldığını anımsatan Ünverdi, “Ticari
krediler zaten politika faizinin çok üzerinde seyrediyor. Bu doğrultuda zaman
uzadıkça sanayiciler olarak gücümüz azalıyor. Biz şartlar ne olursa olsun
mücadelemizi devam ediyoruz fakat, reel sektörü rahatlatacak, üretim, ihracat ve
istihdamımızı koruyacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Pandemi ve savaşın etkileri
ile birlikte depremi yaşamış bir kent olarak, şehrimiz ve bölge sanayimize can suyu
olacak ve ayakta kalmasını sağlayacak özel teşvik uygulamaları bekliyoruz. Mart
ayında yapılan yeni düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı
muafiyetleri sona erdirilmiştir. Bölge koşulları göz önünde bulundurularak kredi
büyüme muafiyetlerinin en azından bölgesel riskler azalıncaya kadar yeniden
uygulanmaya alınmasını veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanmasını çok önemli
buluyoruz. Tabii ki devletimiz tarafından açıklanan yeni yatırım ve destek programları
bu süreçte çok önemlidir ve bunlar devam etmelidir. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz.
Nisan ayı ihracat rakamlarındaki artışın da şehrimiz ve ülkemiz adına devam etmesini
ümit ediyor ve reel sektör olarak düzlüğe çıkmak için elimizden gelen çabayı
gösteriyoruz.”

Bir Yorum Bırakın