SANKO Holding ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani
Konukoğlu, TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclis Başkanlığı görevine
seçildi. Konukoğlu, sektörün yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir
büyüme hedefleri doğrultusunda ortak akıl ve iş birliğiyle çalışmalarını
sürdüreceklerini vurguladı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) T. Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi
Toplantısı’nda gerçekleştirilen seçim sonucunda SANKO Holding ve TÜRKÇİMENTO
Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri
Meclisi’nin Başkanı oldu.
Seçimin ardından değerlendirmelerde bulunan Konukoğlu, “TOBB Çimento ve
Çimento Ürünleri Meclis Başkanlığı görevini üstlenmekten büyük bir memnuniyet
duyuyorum. Sektörümüz, yeşil dönüşümden dijitalleşmeye, sürdürülebilirlikten
uluslararası rekabete kadar birçok başlıkta önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor.
Meclisimiz çatısı altında tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ederek sektörümüzün
rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir büyümesini destekleyecek ve ülkemizin
kalkınma hedeflerine katkı sunacak çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.
Toplantıda sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde
bulunan Konukoğlu, küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar, enerji
maliyetleri, iklim politikaları ve ticaret düzenlemelerinin üretim modellerini yeniden
şekillendirdiğini belirterek, Türk çimento sektörünün bu dönüşüm sürecine güçlü
yatırımlarla hazırlandığını ifade etti.
TÜRKÇİMENTO verilerine göre 2025 yılında sektörün toplam çimento üretiminin 97,8
milyon tona ulaştığını belirten Konukoğlu, iç satışların 82,2 milyon ton, ihracatın ise
15,6 milyon ton olarak gerçekleştiğini söyledi. Üretilen çimentonun yaklaşık yüzde
16’sının dış pazarlara ihraç edildiğini vurgulayan Konukoğlu, sektörün üretim
kapasitesi, ihracat gücü ve iç pazar dinamizmi açısından güçlü performansını
sürdürdüğünü kaydetti.
“Üçüz dönüşüm sektörümüzün yol haritasını oluşturuyor”
Çimento sektörünün tarihinin en kapsamlı dönüşüm süreçlerinden birini yaşadığını
ifade eden Konukoğlu, sektörün odağında yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan
odaklı dönüşüm olmak üzere üç temel başlığın yer aldığını belirtti.
Bu süreci “üçüz dönüşüm” olarak tanımlayan Konukoğlu, dijitalleşme, veri odaklı
yönetim anlayışı, yapay zeka uygulamaları ve ileri üretim teknolojilerinin enerji
verimliliğinden karbon emisyonlarının azaltılmasına kadar birçok alanda dönüşümün
temel unsurları haline geldiğini söyledi.
Türk çimento sektörünün sürdürülebilirlik yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüğünü
belirten Konukoğlu, bugün 17 fabrikada, 27 hatta kurulu atık ısı geri kazanım tesisleri
sayesinde toplam 164,5 megawatt enerji üretimi gerçekleştirildiğini ifade etti.
Bu yatırımlar sayesinde yaklaşık 2,6 milyon kişinin günlük elektrik tüketimine denk bir
enerji üretim kapasitesine ulaşıldığını belirten Konukoğlu, sektörün elektrik
tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unun da atık ısı geri kazanımı, güneş ve rüzgar gibi
sürdürülebilir kaynaklardan karşılandığını kaydetti.
Yeşil çimento hedefleri öne çıkıyor
Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda alternatif yakıt kullanım
oranlarının artırılması, klinker oranının düşürülmesi ve düşük karbonlu yeni nesil
üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan
Konukoğlu, yeşil çimento kullanımının sektörün dönüşümünde kritik rol oynadığını
söyledi.
Kamu projelerinde yeşil çimento kullanımının teşvik edilmesine yönelik çalışmalar
yürüttüklerini ifade eden Konukoğlu, önümüzdeki 10 yıllık dönemde yaklaşık 11
milyon ton karbon emisyonu azaltımının hedeflendiğini belirtti.
Uluslararası iş birlikleri güçleniyor
Konuşmasında Çin Çimento Birliği ile geliştirilen stratejik iş birliğine de değinen
Konukoğlu, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ile Çin’in dijitalleşme, otomasyon ve
yapay zeka alanlarındaki deneyiminin birleşmesinin sektör açısından önemli fırsatlar
sunduğunu ifade etti.
Konukoğlu, önümüzdeki dönemde teknoloji paylaşımı, pilot projeler, ortak eğitim
programları ve uzman değişimleri gibi alanlarda iş birliklerinin geliştirilmesini
hedeflediklerini belirterek, bu çalışmaların Emisyon Ticaret Sistemi ve sınırda karbon
düzenlemeleri gibi küresel mekanizmalara uyum sürecine de katkı sağlayacağını
sözlerine ekledi.

Bir Yorum Bırakın