Sağlık çalışanlarının umudu başka bahara kaldı

Sağlık çalışanlarının umudu başka bahara kaldı

Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Kurul kararlarını Sağlık ve Sosyal Hizmet çalışanları açısından değerlendirdi.

Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Kurul kararlarını Sağlık ve Sosyal Hizmet çalışanları açısından değerlendirdi.

Hakem Kurulu, yetkili sendikaların ve kamu işverenin tekliflerini değerlendirerek uzlaşmayı sağladı(!)  Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları 28.08.2019 tarihli Resmi Gazete’nin 2019/1 Sayısında yayınlandı. 2020-2021 yıllarında geçerli olacak kararların kamu çalışanları ve emeklileri için bir kazanım değil, sefalete açılan kapının anahtarı olduğunu ifade eden Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Kurul kararlarını Sağlık ve Sosyal Hizmet çalışanları açısından değerlendirdi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Hakların günümüzün olumsuz koşullarını karşılamaktan uzak olduğunu, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarını ve beklentilerini bilemediğini ve yetkili sendikaların ve konfederasyonun da bunları anlatamadığını belirten Taşkın, yaptığı değerlendirme de, önümüzdeki iki yılın sağlık çalışanları açısından zor geçeceğini söyleyerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarının Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna ilişkin bölümünü incelediğimiz de sağlık çalışanlarının hiçbir kazanım elde edemediklerini görüyoruz. Bu kararlar, sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamaktan uzaktır. Karar öncesinde durum vahimken daha da kötüleşmiş, sağlık çalışanlarının umudu başka bir bahara kalmıştır! Bunun tek sorumlusu da, yetkili sendika Sağlık Sen ve onun bağlı olduğu etkisiz konfederasyondur! Mangal da kül bırakmayan Sağlık Sen’in etkisiz bir sendika olduğu anlaşılmıştır. Kendi üyelerinin şahsi çıkarlarını tüm sağlık çalışanlarının haklarına tercih ettiği görülmüştür! Artık yetkili sendikanın sağlık çalışanlarını temsil edemediği ve acziyet içinde kıvrandığı görülmektedir. Hakem Kurulu kararlarının açıklanmasının ardından yetkili sendikaların yaptığı açıklamalar ise çaresizliğin tam bir göstergesidir. Milletvekili olabilmek, iş ve atama yaptırabilmek için siyasete yaslanır ve “siyasi sendika” görüntüsünde faaliyette bulunursanız, Hakem Kurulu’ndan adalet bekleyemezsiniz. Hakem Heyeti’ni “işveren heyeti ve Noter” diye suçlamaktan başka yapacağınız iş mi yok? Eğer Kamu İşveren de, Hakem Heyeti de, birçok temel teklifi yok saydıysa, teklifleriniz görülmediyse sizi yetkili sendika olarak dikkate almadığındandır. Kamu İşvereni kanuna aykırı hareket ederek sizi yok saydıysa, bundan sonra “yetkili sendika” ve sendikacılığınız sorgulanır. Diğer sendika üyeleri nöbet kıskacı altında eziliyor. Kararın 7. Maddesinde yer alan nöbet ücreti fiyaskonun da ötesinde! Karar şöyle: “657 sayılı Kanunun ek 33’üncü maddesi uyarınca ödenen nöbet ücretleri dini bayram günleri için %20 artırımlı ödenir. Ayrıca diyaliz ve ameliyathane hizmetlerinde tutulan nöbetler için ödenen nöbet ücretleri de %50 artırımlı ödenir.” Acil hizmetleri için tutulan nöbetler karar da yer almıyor. Hâlbuki acil de nöbet tutan personel her an şiddete ve diğer çeşitli risklerle karşı karşıyadır. Ayrıca söz verilen 3600 ek gösterge, tüm sağlık çalışanlarına yıpranma, ek ödemenin emekliliğe yansıtılması, yardımcı hizmetli kadrosunda çalışanların memur kadrosuna alınmaları gibi önemli kararlar yok. Dolayısıyla kabul edilen kararlar da sağlık çalışanlarının bir kazanımı olmadığı görülüyor. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 33 maddelik kararından ziyade yetkili sendikanın etkisizliğini ve çaresizliğini eleştiriyoruz. Çünkü bu kararların müsebbibi yetkili sendikadır. Siyasi sendikacılık değil de, hak ve hukuku gözeten ilkeli bir sendikacılık anlayışıyla dik durmayı başarabilmiş olsalardı bugün alınan sonuçlar daha farklı olurdu. Bütün bu hususları sağlık çalışanlarının değerlendireceğini düşünüyorum.

 

3.09.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz