ŞAHİN'İN MADALYA GURURU

ŞAHİN'İN MADALYA GURURU

Gaziantep’e “Gazilik” unvanı verilişinin 97’nci yıldönümü kutlamaları kapsamında Şehitkamil Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde Devlet Övünç Madalyası ve Berat Tevcih Töreni düzenlendi.

Gaziantep’e “Gazilik” unvanı verilişinin 97’nci yıldönümü kutlamaları kapsamında Şehitkamil Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde Devlet Övünç Madalyası ve Berat Tevcih Töreni düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu.

BAKAN GÜL: 8 ŞUBAT TARİHİ BİR GÜN

Törene katılan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 8 Şubat’ın Antep’in gazi olduğu gazilik unvanının verildiği çok tarihi bir gün olduğunu söyledi.

Gaziliğin Gaziantep için hak edilmiş bir unvan olduğunu belirten Gül, "Bizler bu unvanı taşımaktan, bu unvana sahip olmaktan dolayı büyük bir iftihar duyuyoruz. Ya gazi olmak, ya şehit olmak bizim milletimizin en büyük özelliklerindendir. Gazi oluruz, şehit oluruz ama asla ve asla esir olmayız" dedi.

"Bu yeryüzünde hangi millet vardır ki, esaret altına girmemiştir, kimseyi esir almamıştır, işte bu millet Türk milletidir" diyen Gül, şöyle konuştu: "Bugüne kadar böyle gelmiştir, kıyamete kadar da böyle kalacaktır. Hiçbir kavim, hiçbir millet, hiçbir güç bu aziz millete esaret tasmasını takamamıştır. Bunu başaramamıştır. Kıyamete kadar da bu böyle olacaktır. Dünyada bütün milletler ya esir olmuştur, ya da emperyalist duygularla birtakım milletleri esaret altına almıştır ama bizim Osmanlı'dan beri bütün tarihimizde hiçbir zaman ne emperyalist duygular olmuştur, ne de bu millet bir esaret altına girmiştir."

Gül, 97 yıldır şerefli "Gazilik" unvanını taşıyan Gaziantep'in ve Gazianteplilerin bu günlere ulaştığını dile getirerek, "Bu şehir, Kuvay-ı milliye ruhuyla, Milli Mücadele'de, 'Gerçekten istersen sulhu salah, hazır ol cenge' diyerek istiklal için mücadele eden bir gazi şehirdir. Şahinbey'i ile Şehitkamil'i ile Karayılan'ı ile bağımsızlık aşkını bütün dünyaya göstermiştir. Topumuz, tüfeğimiz, belki donanım olarak birçok açıdan zayıftı, sayıca zayıftık ama iman dolu yürekle, bağımsızlık aşkıyla bu millet Milli Mücadele'de destan yazdı. Tıpkı 15 Temmuz'da olduğu gibi bu meydanda yine Gaziantep, yine bağımsızlık için, işgal girişiminde, darbe girişiminde bulunanlara karşı yine 'Ya istiklal, ya ölüm' diyerek bir kez daha o ruhu ortaya koymuştur" diye konuştu.

CANLAR VERİLMESEYDİ BUGÜN BU TOPRAKLARA NAMAHREM ELİ DEĞECEKTİ

Bakan Gül, şunları bildirdi: “Bugün 97’nci yıldönümünü büyük bir coşkuyla büyük bir heyecanla hep birlikte idrak ediyoruz. Kurtuluş savaşında ve terörle mücadelede cennet vatan toprağımız için şehit olan bütün şühedayı rahmetle ve minnetle yad ediyoruz. Bugün Gaziantep’te yaşıyorsak şehitlerimizin bu vatan için döktüğü kana borçluyuz. Şehitkamil’in, Şahinbey’in ve Karayılan’ın öncülük ettiği bu ruh milli mücadele meşalesini yakmıştır. Bu meşale, bu bayrak elden ele nesilden nesile hep ulaşmıştır. Bu vatanı böldürmeyiz.  Eğer Şahinbey eğer Şehitkamil bu mücadeleyi vermeseydi 15 Temmuz’da kahramanlarımız bu ülke için canını vermeseydi bugün bu topraklara belki namahrem eli değmiş olacaktı. Bu ruh hem Gaziantep’imizde hem bütün Türk milletinde çok diridir çok canlıdır.

DIŞARIDAKİLERİNİ ANLIYORUM AMA İÇERDEKİLERİNİ ANLAYAMIYORUM

Zeytin dalı harekatıyla ülkemizin huzuru için yapılan bir operasyondur. Bu terörün kökünü kurutmak için Mehmetçiğimiz çok büyük bir fedakarlık yapıyor. Bu aziz büyük Türk milleti geleceğe emin adımlarla bakıyorsa bu şehitlerimizin vatan sevgisinin sayesindedir. Zeytin dalı harekatından önce sınır ötesinden ülkemize 700 saldırı yapılmıştır. Dışarıda operasyondan rahatsız olanları anlarız. Türkiye düşmanlarını anlarız ama içeride bu operasyona karşı Mehmetçiğimizin moralini bozmaya kimsenin hakkı yok. Harekat, asla başka bir ülkenin toprağına yönelik bir saldırı değildir. Bilakis teröristlerden gelen saldırılara karşı meşru müdafaa hakkıdır. Türkiye bugün terörle mücadele eden nadide ülkelerden biridir. Tek millet için tek devlet için bu operasyonu nasıl ki Fırat Kalkanı nasıl ki 15 Temmuz gibi başarıya ulaştırmış olacağız.

ŞAHİN: GAZİANTEP’TE DOĞAN ÇOCUKLAR ŞEREF MADALYASIYLA DOĞUYOR

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de, 97 yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Ayıntap kasabasını Gaziantep yapan önemli bir karar alındığını hatırlattı.

Başkan Şahin, “Milli mücadele döneminde Ayıntap’ın tek başına işgalcilere karşı mücadelenin takdiri verildi. Ecdadımız, bir taraftan Çanakkale’de ‘ya istiklal ya ölüm’ diye mücadele ederek batı cephesini korumaya çalışırken, bizler, bu bölgede hiçbir destek almadan yüreğindeki imandan başka gücü olmayan dönemin en büyük ordularına karşı tek vücut olduk, bütün şehir bir ve beraberdik.  O yüzden gazilik mücadelemiz diriliş, direniş ve şahlanıştır. Dedelerimiz, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un korkma diye başlayan İstiklal Marşını birebir yaşanmıştır. Bu topraklar kolay kazanılmadı. Milli şairimizin, ‘Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı’ mısrasını birebir yaşandığı bir dönemden geçtik. Gaziliğimizi, şanlı şerefli İstiklal madalyamızı yüreğimizde taşıyoruz. Bu şehrin çocukları diğer şehrin çocuklarından farklı olarak şeref madalyasıyla doğuyor. Bu bize büyük bir emanet büyük bir sorumluluk veriyor.

BU COĞRAFYA ZOR BİR COĞRAFYA

Bu ecdadın torunları olarak zamanı çok doğru planlamamız geleceğe emin adımlarla ilerlememiz gerekiyor. 97 yıl önce gazilik mücadelesini tarih kitaplarında okuduğumuzda 15 Temmuz 2016 yılında bunun bir değişiğini bu ülkenin kendi tankıyla, kendi tüfeğiyle, kendi insanını gazi, kendi insanın şehit edeceğini hesaplayamadık, asla düşünemedik. Yaşadığımız o karanlık geceyi ecdadın bize verdiği mirasla biz torunlar, 16 Temmuz sabahına büyük bir aydınlıkla uyandık. Aynı ruh ve imanla vatanımız, ezanımız, milletimiz dedik. Bu coğrafya zor bir coğrafya, bu coğrafyada göğsümüzdeki imanı güçlü tutmadığımız sürece birçok hesabın içerisinde kaybolur gideriz. Bu hesabı bozmanın en önemli yolu birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz” dedi.

MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİ ÖZÜMSEYİN

Şahin, salondaki gençlere seslenerek, şunları aktardı: “Önümüzdeki süreci yönetebilmemiz için sizlere ihtiyacımız var. Geleceğin başkanları, bakanları, başbakanları, cumhurbaşkanları, valileri, kaymakamları, doktorları ve mühendisleri ne olursanız olun, isminizin önünde ne yazarsa yazsın ama yüreğinizdeki millet, vatan sevgisi, milli ve manevi değerler özümsemeniz bu coğrafyada çok ve çok önemlidir. Zaman tankla tüfekle savaşma zamanı değildir, zaman bilgi ve teknolojiyi iyi kullanmaktır. Büyük millet olmak büyük kahramanlıklar gerektiriyor. Günümüzde tank tüfek önemli ama bilgiyle ilimle irfanla ve kalemle yeni kahramanlıklar yazılıyor. Size güveniyoruz, sizler bizim istikbalimiz istikbalimizsiniz. Muhtaç olduğunuz kudretin de damarlarınızda akan asıl kanda mevcut olduğunu biliyoruz.”

YERLİKAYA: DÜNYA’DA İLK DEFA BİR ŞEHRE

Vali Ali Yerlikaya ise Dünya’da ilk defa bir şehre gazi unvanı verilişinin sene-i devriyesini yaşadıklarını bildirerek, “Tam 97 yıl önce ecdadımız 6 bin 317 şehit verdi. İstiklal madalyasını hak etti.  Bu coğrafya zor bir coğrafya bin yılı aşkın zamandır biz Malazgirt’ten bu yana şehit verdik. Allah’ın izniyle bu vatan yazgımızdır, hiçbir güç bu vatana dokunamaz. İçte ve dışta bizim güçlü olmamızı istemeyenler herd zaman bir senaryo yazmışlardır. Bu millet 15 temmuz gecesi o hain şebekeyi çökertti. Fırat Kalkanı Harekâtıyla DEAŞ’ın ve şimdi Zeytin Dalı harekatıyla da o lanet terör örgütün hakkından geliyoruz 80 milyonun gözü gönlü açıldı” diye konuştu.

 

8.02.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz