Büyükşehir’den ‘Moral Evi’

Büyükşehir’den ‘Moral Evi’

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın işbirliğinde hayata geçirilen “Moral Evi Projesi” kapsamında yaptırılan Alzheimer Hastaları ve Yakınları Buluşma Merkezi düzenlenen törenle açıldı.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın işbirliğinde hayata geçirilen “Moral Evi Projesi” kapsamında yaptırılan Alzheimer Hastaları ve Yakınları Buluşma Merkezi düzenlenen törenle açıldı. Türkiye’de, yerel yönetimler düzeyinde bir ilke daha imza atan Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilikte yeni bir sayfa açmış oldu.

Alzheimer Hastaları ve Yakınları Buluşma Merkezi’nin açılışında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin,  Alzheimer hastalarının kaliteli zaman geçirmesini sağlayacak gündüz yaşam merkezi kurulduğunu belirtti.

Şahin, “İl genelinde yaşayan alzheimer hastalarının sosyal yaşama katılmasını amaçlıyoruz. Dezavantajlı grupları toplumun bir parçası olarak gören anlayışı, çalışmalarımıza yansıtıyoruz. ‘Engelsiz Bir Gaziantep İçin’ Türkiye’de ilk kez Engelliler Daire Başkanlığını kurarak, engellilerin hayatını kolaylaştıran çalışmalara imza attık. Bu kapsamda Gaziantep’te yaşayan alzheimer hastalarına el uzattık, ‘Moral Evi Projesi’yle farkındalık oluşturduk” dedi.

 

DERDİMİZ İNSANI YAŞATMAK

“Cumhurbaşkanımızdan almış olduğumuz talimatla altyapı belediyeciliğini sona erdirdik, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın insanı yücelt ki devlet yücelsin’ diyen insanı merkeze alan bir anlayışı uygulamaya başladık” diyen Şahin, şöyle devam etti: “Bu anlamda yetim, yoksul, yaşlı, mağdur, muhtaç kim varsa devletin şefkatli yüzünü, kurucu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı döneminde göstermeye çalıştık. Derdimiz insanı yaşatmak. Eşrefi muhlukat olarak doğan herkes yaşamın en iyisine layıktır. Büyükşehir olarak, ‘Hoş Geldin Minik Hemşehrim Projesi’yle yeni doğan 3 bin 400 bebeğe dokunduk, onların yanında olduk. Çocuk kütüphanesiyle uygulamalı olarak çocuklara hayatı öğretiyoruz, Uslu ailesi bu anlamda bizlere örnektir. Hayat kitaplarla öğrenilmiyor, yaşamak lazım, yaşatmak lazım, hissetmek lazım. Büyük bir medeniyetin temsilcileriyiz. Anası babası yaşlanırken ‘of’ bile demeyini öneren bir medeniyetten geliyoruz. O kadar önemli ki yaşlı duası. Ana, baba duası bizim yolumuzu aydınlatıyor. Buna inanmazsak, bunu yaşayamazsak, bunu başaramayız. ‘Veren el, alan eldenden üstün’ diyor medeniyetimiz, aynı Uslu ailesi gibi. Bu bakımdan bu şehir çok zengin. İnancımıza göre topraktan geldik toprağa gideceğiz. Başımıza kara toprağı döktükleri zaman iki şey kalıyor; hayırlı evlat ve yaşarken yaptığın iyilikler. Bu öğreniliyor öğretiliyor. Birileri öldürüyor, biz yaşatıyoruz. Her yaşın, bir güzelliği var. Gözlerin altındaki kırışıklıklar, saçlardaki beyazlar, insana büyük bir bilgelik, tecrübe ve hayat veriyor. Bilge insan, bir binanın çatı katından hayata bakar, onların baktığı yer bizim için çok kıymetli.

29.10.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz